Anasayfa Makale 10 Kasım

10 Kasım

İlk 10 Kasımı hatırlıyorum. Haymana 12 Eylül İlkokulu, yıl 1970. Hava yağışlı. Okulun koridoruna doluşup beklemeye başladık. Bahattin Çalış okul müdürü. Önce bir konuşma yapıldı, ardından saygı duruşu ve istiklal Marşı. İlk 10 Kasım ağlayışım o gündü. Hıçkırarak ağladım.

O küçücük yüreğimizde vatanı ve bayrağı sevmenin devasa coşkusu vardı. Var olmak adına bizim için aç kalan, savaşan, yaralanan ve can veren atalarımızı düşündükçe göz pınarlarıma hakim olamadım. Hala öyleyim. Nerede bir merasim görsem, hatta bir ilkokulun bahçesinde okunan İstiklal Marşında durur, hüzünlenir, gururlanır, o kısacık zamanda bile göndere çekilen şanlı bayrağımızın gölgesinde bizlere bir vatan bırakan ecdadımıza dua ederim.

Malazgirt’ten Viyana önlerine kadar, dünya tarihine benzersiz bir mühür vuran yüce bir milletin mensubu olmanın haklı gururu ile doluyum. 10 Kasım sadece Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu gün değil benim için. Sirenler acı acı ötmeye başladığında, bulunduğu yerde gördüğü ilk Türk bayrağına dönüp, yüreği titreyerek, saygı ile dua terennüm eden insanımızın, ayağının altından çekilmek istenen vatanına daha sağlam basması gerektiğini hatırlarım.

Açlıktan ayağındaki çarığı yiyen, at pisliklerinde diri kalmış arpayı didikleyen, mermisi kalmadığında, süngüsü olmadığında, hatta atacak taş dahi bulamadığında, tırmanışa geçen düşmana kendi bedenini atacak kadar imanlı ve tutkulu bir milletin kazandığı zaferin, masa başında nasıl hezimete dönüştüğünü hatırlarım.

Bin yıldır bu topraklarda rahat yüzü görmeyen, bir cepheden diğerine ömür tüketen nesillerin hangi ihanetlerle nasıl aldatıldığını, Nizam-ı Alem şuurundan nasıl uzaklaştırıldığını, bitmek bilmeyen hırs ve ihtiraslarla nasıl küçültüldüğünü, basiretsiz ve ferasetsiz yöneticilerin nasıl devlet yönetimlerine getirildiğini, kapalı kapılar ardında hangi kirli ve alçak pazarlıkların yapıldığını hatırlarım.

Eğer o sirenler size vatanı, bayrağı, şehitlerimizi ve bir o kadar da ihanetleri ve satılmış hainleri hatırlatmıyorsa, 10 Kasım sıradan bir gündür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumalısınız

Park yapma otel yap

Memleketin onca derdi varken, içten ve dıştan gelen bitmek bilmeyen saldırılara maruz kalm…