23 Nisan…

Bugün 23 Nisan..Çocuklara armağan edilen bir bayram..Ama ben kutlamıyorum..Yeni bir devlet olmanın, yeniden, farklı formatta da olsa var olmaya devam edebilmenin tarihi de olsa; yine de kutlamıyorum, kutlayamıyorum.

Dünyaya henüz gözlerini açan bir bebeğin etrafında sevgi ve mutlulukla kalpleri çarpan anne ve babaların; bir müddet sonra o çocuğu nasıl, nerede ve hangi şartlarda yetiştirebileceğinin korku ve endişesinin olduğu bir dünyada ne için kutlayayım?

İyi yetişmemiş, sağlıklı bir yapısı olmayan bir aile ve çevrede mutsuz, umutsuz gelecek arayan bir çocuğun bayramını nasıl kutlaya bilirim? Parası, itibarı olan, en iyi okullara gönderilen bir çocukla, parası ve belki şaşalı bir itibarı olmayan; ama şahsiyetli ve temiz kalabilmiş, kenar-köşede hayatını zor da olsa idame edebilen bir ailenin çocuğu hangi şartlarda eşitler?

Üzerinden marka fışkıran, özel paralı okullara babasının tahsis ettiği jiple, özel şoförü ile gidebilen bir çocukla, eski, belki kullanılmış kıyafetlerle devlet okullarına giderken; ayakkabısındaki yırtığı göstermemeye geyret ederek, yürüme şeklini değiştirmek zorunda kalan bir çocuğa “bayramın kutlu olsun” nasıl diyebilirim?

Ailelerin finans seviyelerine bakmaksızın, her bir vatan evladı çocuklarımızın aynı eğitimi, aynı fırsat eşitliği sağlayacak imkanlarına sahip olabildiklerini görmeden nasıl “bugün bayram” diyebilirim? Paranın, varlıklı olmanın her zorluğu aşabildiği bir dünyada; bunlardan yoksun bir çocuğun sürekli maruz kaldığı eziklik ve kompleks psikolojisini bilirken, nasıl bir bayram mutluluğunu hissedebilirim?

Her türlü tacize açık, çocuğu “çocuk” olarak dahi sokakta sevememenin, çocuğa yönelen her bir bakışın ardında “acaba” diye paranoya yaşayan bir toplumda neyin bayramını kutlayayım?

İmkan tanınsa, belki Nobel ödülü alabilecek kadar kıymetli çocuklarımız, berberde, kaportacıda çıraklık yaparak eve üç kuruş katkı sağlamak peşindeyken, bu ülkenin geleceğinin emanet edildiği bu çocukların yüzüne nasıl bakabilir ve “bugün sizin bayramınız” diyebilirim?

Yarınlarımız olan çocuklarımız ancak; sağlam aile ve çevrede, eşit koşullarda, sağlıklı ruh ve bedenle, mutlu yetiştikleri müddetçe her günleri bayram olacak, bu millete ve devletimize nice bayramları yaşatacaklardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Toplum düzelmedikçe Devlet düzelmez

Devlet, hem tarihini, hem bugününü, hem de geleceğini korumak ve kollamak durumundadır. Ma…