Açız

Bu ülkede sol zihniyet siyaseti hep aynı kitleye, hep aynı kurgu ile oynadı. Hep aynı senaryo üzerinden, bıkmadan usanmadan sürekli yineledi durdu. Ülkenin omurgası olan alt tabaka en önemli hedefleriydi ve onları sürekli üst sınıfın şaşalı ve savurgan yaşamlarını didikleyerek “adaletsizlik”, “fakirlik” vurgusuyla etkilemeye çalıştılar ve kısmen, bir zamana kadar da başarılı oldular.

Bugün bakıyorum kendilerine uzatılan her mikrofona “açız” diye bağıran tipler ortada dolaşıyor. Hayatı tanımaya başladığım günden, onu anlamaya, kavramaya eriştiğim olgunluk dönemine kadar, toplumun her kesimi ile iç içe yaşayan ve sürekli her normal insan gibi gözleme dayalı tecrübeler edinen biri olarak ve tüm iyi niyetim ve tarafsızlığımla empati yapmama rağmen; bu ülkede fakir insan olabileceğine ve olduğuna kani olmakla birlikte; aç bir insan olduğuna kesinlikle inanmıyorum.

Bu videoları paylaşanlara bakıyorum, çoğunu tanıyorum; Allah daha çok versin; evlerini, arabalarını almışlar, bir kısmının yazlığı da var. Allah bereketini artırsın, hanelerine güzel de para giriyor. Haftada en az iki-üç gün dışarıda yiyip içiyorlar, afiyetler olsun. Birikimlerine gözü gibi bakıp, döviz-altın iniş çıkışlarını nasıl takip ettiklerini iyi biliyorum. Hemen yan binasının bodrum katında kurdukları yer sofrasında, o gün Allah’ın verdiği az ama helal kazançla pişirdikleri aşı, şükür ve minnetle yiyen insanları tanıdıkları halde, kendilerinden hiçbir şey istemeyen bu fakir ama nasipsiz olmayan insanlara tepeden nasıl baktıklarını görüyorum.

Lafta, o bodrum katı insanlarının haklarını savunma telaşı içinde olup; aslında neleri hedeflediklerini de anlıyorum. Bu ve benzeri tüm insanlar aslında, başkalarının düşkünlüğünde kendi açlıklarını haykıramadıklarından bu yolu seçiyorlar. En basit ve en ucuz yol bu çünkü. Onların ki mide açlığı değil ruh açlığı, nefs doymazlığı. Bir kesimin haklarını savunurken kendi yerini koruma ve yükseltme telaşı bu.

Temelde yaşadığı toplumu, dolayısıyla milleti yöneten gücü absorte etmeye çalışmak, kendi düşünce tabakasının istikrarını ve devamını sağlamak, daha fazlasını elde etmek; daha açık söylemek gerekirse, yıllarca alıştırıldıkları yaşam tarzının sona ereceği korkusuyla, bu tehdidin geldiği düşünce ve icra mekanizmalarını zaafa uğratabilmek için kurulu oyuncak gibi tek düze hareket ediyorlar.

Hedeflerinde ise milletin seçici çoğunluğu olan orta ve alt tabakayı seçiyorlar. Çünkü onlara göre bu tabaka cahil ve bilinçsiz; kolay yönetilebilir ve kendi belirledikleri yöne çekilebilirler. Fakat yanılıyorlar, bunu yakında net şekilde görecek ve yaşayacaklar. Hesap yapmanın, tuzaklar kurmanın sadece insana mahsus olmadığını görecekler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Bu nefretin temelinde ne var?

Bu ülkede bazı kişilerin siyasi tercihlerinde, karşı oluşumlara ve bunun siyasi kurumu ola…