Anasayfa Gittiğim Yerler Aslıhan Pasajı

Aslıhan Pasajı

İstanbul’da sayılı sahaflardan biri de Beyoğlu Taksimdedir. İstiklal Caddesi’ne meydandan giriş yaptığınızda; Galatasaray Lisesi önüne geldiğinizde hemen sağa, Meşrutiyet Caddesine doğru giriş vardır. Devam ederseniz İngiltere Konsolosluğu tam karşınıza çıkar. İşte o sokağa girer girmez hemen sağda Aslıhan Pasajını görürsünüz. Dikkatli bakmazsanız fark edemezsiniz. Buraya birde hemen İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Çiçek Pasajından sonra ki balık pazarından da girişi var fakat karmaşık olduğundan pek bilinmez ve tercih edilmez.

Kitap arayışınız varsa, bütçeniz de sınırlıysa kesinlikle tavsiye ederim. Burada sadece kitap değil, eski plaklar, eski fotoğraflar, film afişleri, kartpostallar gibi farklı ürünlere de ulaşabilirsiniz. Kitapların ilk baskılarını da bulmak mümkün. Sadece Türkçe değil orijinal dillerinde kitap arayanlar kesinlikle elleri boş dönmez. İki kat olan sahaflarda onlarca dükkan var ve daha içeri girer girmez farklı bir atmosfer yakalıyorsunuz. Yanlışlıkla da girseniz sizi içeride tutan ve gezip görmeye zorlayan bir sihirli güç var sanki.

Burasını ilk kez 20 Kasım 2003 de, İngiltere Konsolosluğuna El Kaide ile bağlantılı olduğu söylenen Şehit Ebu Hafs El Mısri Tugayı örgütünün üstlendiği bombalı saldırı sonrasında keşfettim. Günlerce bu bölgede inceleme yaparken görmüş, daha sonra belirli aralıklarla uğramıştım.

Kitap ihtiyacımızı genelde internetten sağlıyoruz, fiyatlar nispeten daha uygun oluyor. Burada yeni çıkan eserler dışında eski baskıları ve özellikle ikinci el kitapları bazen yarı, bazen de üçte bir fiyatına satın alabiliyorsunuz. Bunları söylerken maalesef sizi kazıklamaya çalışan esnafta oluyor. Eğer yabancı ve kitaptan anlamadığınız anlaşılırsa bazı kitapçılar size kitabı olması gerekenden daha pahalıya satmaya çalışabiliyorlar. Bu sebeple öncelikle bu ve benzeri yerlere gelmeden gerekli araştırmayı yapmanızı öneririm. Hangi kitabı veya ne alacaksanız; normal fiyatını mutlaka internetten öğrenin ve ona göre pazarlık yapın. Normal kitapçıda 30 TL ye satılan bir kitabın eski baskısına aynı fiyatı çekebiliyorlar.

Esnafın çoğu dükkanlarını geç açıyorlar nedenini hala anlamadım. Raflarda araştırma yaparken kimi esnaf öylece içeride oturup başka işlerle ilgileniyor, kafasını kaldırıp bakmıyor bile. Bazıları da nasıl yardımcı olabileceğini, nasıl bir şey aradığınızı sorabiliyor.

Son kez geçenlerde gittiğimde Kazım Karabekir’in bir hatıratını almak için uğramıştım. Girişin hemen sağında birkaç dükkan ileride raflara yöneldim. Adının Burcu olduğunu öğrendiğim, resminin çekilmesini istemeyen, güleryüzlü, orta yaşlarda bir hanımefendi gerçekten alakadar oldu. Kitap onda yoktu fakat hep merak ettiğim birkaç konuyu cevaplayabileceğini umarak ona kitapları nereden temin ettiklerini sordum. Hurda kağıt toplayanlardan, yaşlı anne-babası ölenlerin evdeki biriktirilen bu kişilere ait kitapları getirip satanlara kadar bir çok temin kaynağı olduğunu anlattı.

Yaklaşık bin TL vererek normal kitapçıdan alacağınız otuz kadar kitabı burada dört yüz TL ye alabilirsiniz. Sadece tek fark kullanılmış veya eski baskı eserler olacaktır. En çok dikkatimi çeken ise karton kutularda bulunan siyah-beyaz fotoğraflar. Çoğunun arkasına not veya tarih yazılmış. Kim oldukları, nerede bu resimleri çektirdikleri meçhul.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Köftenin sırrı

Oldum olası kuru köfteye bayılırım. Bugüne değin altmışa yakın vilayetimizi gezdim; ilk so…