Anasayfa Makale Biz bu hale nasıl geldik? – 1

Biz bu hale nasıl geldik? – 1

Kasırgaların dahi yıkamadığı bir cihan İmparatorluğu iken bugün düştüğümüz duruma bir bakınız. Yüzlerce yıl önce haberleşmenin ulak ve güvercinle yapıldığı dönemlerde 24 Milyon kilometre karelik devasa bir bölgeyi yöneten Türklerin, bugün otuzda biri kadar elinde kalmış toprak parçası üzerinde, her esen yelden nasılda titrediğini esefle ve hayretle izlemekteyiz. Biz bu hale nasıl geldik?

Neler olduğunu, nasıl bu hale geldiğimizi anlamak için kahin olmaya gerek yok; rastgele yerli ve yabancı basından gazete ve dergilere kısa bir göz atıldığında, sosyal medyada kıyasıya çarpıştırılan fikirler gözlemlendiğinde durum anlaşılacaktır.

Bu milletin bu hale gelmesinde en büyük etken, 300 yıl önce devreye sokulan Türkleri ve dolayısı ile İslamı yok etme planlarına, içimizden oldukça fazla talibin çıkmasıdır. Nesiller gelip geçse de bu hiç değişmedi, her zaman planlarını başarıyla uygulayacakları fazlasıyla boş alan ve yandaş bulabildiler.

Benim en çok üzüldüğüm konu ise insanlarımızın kendilerine gösterilen fikir ve hedeflere çok kolay şartlanabilmesidir. Benimsediği düşünce dışında her türlü fikre kapılarını kapatması ve ret etmesidir. Temelde memleketin selameti için çalıştıklarını zannederlerken kimlere hizmet ettiklerinin farkında dahi olmamaları, beyinsel muhakemeden uzak, muteber tarih ve bilginin dışında asılsız kaynaklara yönelmeleri ve bunu hak görmeleri ne kadar acıdır.

Bırakın diğer hesabımda veya katıldığım, tartıştığım forumlarda olanları; mümkün oldukça az kişi tutuğum sadece kendi adımı taşıyan facebook sayfamda bile ne denli fikir ayrılıkları var. Bazen hakaretlere, aşağılamalara varan çapsız yazışmaları görüyorum, halbuki biliyorum ki tartışanlar özel hayatta iyi arkadaşlar. Kendilerini kaybettikçe zaten zerresi olmayan bilimsellik yerini saçmalığa, küfür ve zillete bırakıyor.

Basın ve gerçek dışı hezeyanlarla dolu yayınlarla zehirlenen milyonlar var bu ülkede. Kendi tarihinden utanan, ecdadı ile alay edip hakaret eden bir nesil dolu bu memlekette. Okuduğu üç-beş kitaptan etkilenebilecek kadar düşük zekalı bir güruh yetişti bu topraklarda. Nasıl yetişmesin ki; her şeyi nakış işler gibi işlediler.

Her türlü güç ve zenginliğin zirvede olduğu asırlarda devşirilerek ciddi yerlere getirilen devlet adamlarının ve haremde türlü entrikalarla güç toplayan sultan annesi veya sultan eşlerinin ihanetleri ve bitmek bilmez ihtirasları ile başladı her şey. Gazadan el çeken sultanların zevk ve sefaya dalmaları, devlet ciddiyetinden uzak yetersiz, liyakat dışı yönetimlerle zedelenen adalet, iktisadi sarsıntılarla daha da zayıf düşürülen koca imparatorluk önce duraklama, ardından çöküş sürecine girdi.

Hiçbir şey kendiliğinden olmadı. İmparatorlukta gedik açmaya çalışan haçlılar, aradıklarını öncelikle kendilerine bağlı kalan bu devşirmelerde ve Osmanlı tebaasından olan soydaşların da buldular. Bunlara birde akıl ve vicdanları kıt, ellerine teslim edilen emanetleri para ve süslü hayallere satan şuursuzlar eklendiğinde, ihanet sarmalı giderek genişledi.

Koca Osmanlı İmparatorluğunun en önemli varlık sebebi İslam şuuru idi. Bu şuur ve ruhla beslenen beyinden akılsızlık, kalpten merhametsizlik, adaletsizlik beklenemez. Aldığı her kararı İslam süzgecinden geçirerek hayata geçiren bir yönetimden zafiyet beklenemez. Sadece Allah’ın rızasını kazanmak olan güçten mazluma ziyan gelmez.

Bunu çok iyi bilen ve asırlarca kılıçla yenemedikleri bu milleti ancak içten, fitne sokarak, dinde hurafeler üreterek zayıflatacaklarını anladılar. Yüz yıllar sürecek planlarını hayata geçirdiler. Maalesef bunu neredeyse başardılar.

Elde yalın kılıç cihana İslam adaletini, İslam nurunu yaymayı dava edinmiş ecdat kalkıp bugün bize baksa suratımıza tükürür. “Siz Kimsiniz?” der kahrolurdu. Ne Müslüman’lığımız da nede Türklüğümüz de özümüze benzerliğimiz kalmadı.

(Devam edecek)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumalısınız

Park yapma otel yap

Memleketin onca derdi varken, içten ve dıştan gelen bitmek bilmeyen saldırılara maruz kalm…