Anasayfa Makale Biz Türkler

Biz Türkler

Biz Türkler tarihte 16 Devlet kurduk ya, hani bununla övünüp gururlanıyoruz ya! Hayır, gururlanmayalım, bilakis oturup ağlayalım, dizlerimizi dövüp derin düşünelim. Neden mi?

İlk Devletimizi kurduğumuzda Çin, o günde Çin bugünde, Japon yine Japon, Yunan, aynı Yunan, İngiltere yine İngiltere. Adamlar nasıl kuruldularsa, büyüyüp küçülmüş veya tersi olmuş ama hep devletlerini korumuşlar.

Ama biz şimdi olduğu gibi, içten bölünme ve parçalanma özelliğimizi hiç kaybetmemişiz. Binlerce yıl önce bizi nasıl içimize nifak sokup böldülerse bugünde aynısı yapılıyor. Tarihte 16 devlet kurmak elbette gücümüzü ve bu yöndeki istikrarımızı, özgürlüğe olan tutkumuzu ve ufkumuzun derinliğini gösterse de, bir türlü içimize sokulan nifakları önleyemiyor, bölünüp parçalanmaktan kurtulamıyoruz.

Bugün bile kaç parçayız bakar mısınız? İnanç ayrılıklarından siyasi ve etnik bölünmelere, derin sosyal farklılıklardan, özgürlük anlayışımıza ve hatta spordaki kanlı ayrışmalara kadar toplumumuz ne durumda söyler misiniz? Sorsanız herkes kendince haklı. Hiç kimsenin başka bir düşünce veya davranışa tahammülü yok. Herkes işi gücü bırakmış birbirinin kuyusunu kazmakla meşgul. Ne yapsam da bir açığını yakalasam telaşında. Hayatın her alanında bu mevcut.

Kıblem bir, bayrağım bir, dilim bir, devletim bir diyenleri bile bir ihanet sarmalı içine çeken güçlerin tasallutu tamamen kuşatmış durumda.  Evet, bunlar “biriz ama” diyerek aynı yönde düz gitmek varken kimi yan, kimi geri geri gitmeyi veya sözde “biriz” deyip özde farklı istikametleri tercih edebiliyorlar. Akıl alır gibi değil.

Bizim en büyük sorunumuz, farklı düşüncelere sahip olmakla ihanet içinde olmayı birbirinden ayıramamak. İhaneti masumlaştırarak farklı olabilme olarak algılıyoruz. Düşünce ve davranışlarımızın doğuracağı sonuçlara değil şahsi kazanımlara odaklanıyoruz. Bilgi, tecrübe ve istişare yolundan ayrılıp dayatılan merkezlerde toplanıyoruz. Milletimizin en güzel özelliklerinden olan hoşgörü, sabır ve mütevazılık gibi niteliklerimiz, yerini tahammülsüzlük, haset, kibir, hırs, şiddet, nefret gibi şeytani davranışlara bıraktı. Konuyu genellemesek de maalesef ortaya böylesi bir acıklı bir resim çıkıyor.

Artık elimizde tek devletimiz var, başka Türkiye yok. Bugün Müslüman olmaktan ve hatta Türk olmaktan utanıp kendini aşağılık gören bir nesle sahibiz. Hıristiyanlığı veya Ateizmi tercihte pek hissedilmese de ciddi patlama var. Özellikle son üç asırdır içimize yerleşen, bizden gibi gözüküp bizden olmayanların ektiği nesil tohumları neredeyse meyveye duracak. Bir asır sonra bırakın tüm hasletlerimizi el öpmekten iğrenen nesillerle tanışacağız.

Kıyısında dönüp durduğumuz, bizi giderek içine doğru çekmeye çalışan şer girdabından kurtulup özümüze dönmeliyiz. Bozulan psikolojimizi, sosyal kaygılarımızı, siyasi ve ahlaki ölçülerimizi dayatılan değil öğretilen seviyelere çıkarmalıyız. Kurtuluşumuz farklı düşünebilen fakat aynı ufka bakıp aynı inanç ve azimle yürüyebilen bireyler olabilmemizden geçmektedir.

Daha fazla
Daha fazla  B.A.
Daha fazla  Makale

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumalısınız

Taksim Cami inşaatı sürüyor

Benim bildiğim sadece Taksim ve çevresinde 5-6 tane kilise var. İnanç anlamında benim için…