Anasayfa Makale Bu topraklar ABD’nin sonu olacak

Bu topraklar ABD’nin sonu olacak

Binlerce yıldır sayısız medeniyeti ağırlayan, kimilerine İmparatorluklar bahşederken, kimilerine Devlet, kimilerine Beylik olarak bağrını açan bu topraklar, zulümden başka hiçbir şey getirmeyenlere de mezar olmuştur.

Tarihin en ihtişamlı, bilim ve sanat merkezlerine şahit olan, Dünya’ya hediye ettiği yüzlerce isimle haklı bir üne sahip bu bölge, son birkaç yüzyılımızda tamamen, egemen güçlerin çevirdikleri siyasi, ekonomik ve askeri fırıldakların etkisiyle tam bir yangın yerine döndü.

Bugün medeniyet timsali sözle uygar Devletlerin rezil iştahları ile iğfal edilen dibimizdeki bu ülkeler yeni işgal ve tecavüzlerin eşiğindedir. Yönetici ve özellikle zengin halkının zayıf ve haysiyet yoksunu olması sebebi ile asırlar öncesinden alışılagelen ihanetleriyle yol geçen hanına dönen bu topraklarda artık işin sonuna gelindi.

Ucundan ısırıp tadını aldıkları tüm Arap Dünyasını bir lokmada yutmak için start verdiler. Aslında yüz yıllardır devam ede gelen işgal planlarının son aşamasına geldiler. Arap Dünyası neredeyse tamamen ele geçirilmiş durumda. İlla başkentlerine bayrak çekmelerine gerek yok. Finans ve askeri alanda tamamen teslim bayrağını çektiler. Katar bu oyunları boşa çıkarmak için çırpınıyor ve teslim olmama kararında. Fakat ben iş vuruşma noktasına geldiğinde pes edeceğini düşünüyorum. Zira Araplar savaşmayı unuttular. Bunun içinde gerekli ruh yapısına sahip değiller.

Bütün planlarının önünde yer alan Türkiye öncelikli olarak kendi güvenliğini sağlamak bağlamında bu bölgede oynanan oyunu bozmak üzere. Arap Dünyası ne kadar dirençsizse Türkiye o kadar dinç ve muktedir. Yüz yıllık planları boşa çıkarıp savaş pahasına hem kendi şerefini ve bağımsızlığını hem de kardeş olarak gördüğü İslam ülkelerinin istiklalini kollayacaktır. Yeni bir ihanetle karşılaşmadıkça tabi.

Nüfusunun yüzde kırkı açlıkla savaşan ABD’nin sonunu inanın Türkiye getirecektir. Türlü hayallerle geldiği bu topraklar onun mezarı olacaktır. Türk Hükümeti aldığı kesin kararlarda ısrarcı olur da Suriye ve Irak’ın kuzeyini tamamen temizlemeye devam ederse ABD’nin önünde bizimle savaşmaktan başka çaresi kalmayacaktır. Vietnam başta olmak üzere Afganistan ve Irak savaşlarında hiçbir askeri başarı gösteremeyen, sadece satın aldığı veya devşirdiği yerel güçlerle işgal ettiği toprakları sömürmeyi galibiyet sayan bu soysuz Devlet, hayatının en büyük hatasını Türklerle er meydanında karşılaştığında yapacaktır.

İngiltere, Fransa ve özellikle Almanya’ da ondan farklı değiller. Bizden yedikleri dayağın acısı nesillerdir en canlı şekilde dimağlarında hala yaşıyor ve gerçekten ürküyorlar. Hiç biri kendi vatandaşı olan askerlerle karşımıza çıkmaya cesaret edemez. Ancak satın alıp kullandıkları lejyoner birliklerle, kurup yönettikleri terör örgütleri ile bunu başarmaya çalışıyorlar. En önemli silahları ise karışıklık çıkarıp çok başlı yönetim ve isyan hareketleri ile ülkeleri zayıf düşürmek.

Eğer 15 Temmuz da başarılı olsalardı, şu anki planlı olarak yapılmakta olan durumda nasıl bir yol izlenirdi lütfen düşünün. Başımızda Fetö şerefsizinin atadığı (Daha doğrusu CİA nın) yönetime getirdiği bir hükümet ve güneyimizdeki işgalde alacağı aksiyon ne olurdu? Birazcık sağduyu sahibi herkes bu soruya aynı cevabı verir. Bugünden daha iyi olacağını düşünen olursa ona tüm hayatını ve fikirlerini tekrar sorgulamasını öneririm.

ABD aptal değil. Fakat kafası şu an karışık. Küçük bir olasılık gördükleri Türkiye tepkisiyle A planından varsa B-C-D-E-F planlarını devreye sokmaya çalışacaklardır. Şu an tek gayeleri Türkiye’nin ağzına bir parmak bal çalarak gözünü iyice kararttığı planlarından vazgeçirmeye çalışmak ve ufak taviz ve özürlerle direncimizi esnetmek.

Türk hükümetinin bu zaafa düşmeyecek kadar tecrübe kazandığını biliyor ve umuyorum. 40 yıldır başımıza bela olan terör belasının kaynağını ancak planımızdan vazgeçmediğimiz sürece kurutabiliriz.

ABD başta olmak üzere diğer işgalci Devletlerin ipini çekebiliriz. Bakmayın siz ekonomilerine, askeri güçlerine; hiç biri Mehmetçiğimizin önüne dikilmeye cesareti olamaz. Bu ülkede, savaşçı geni taşıyan ve eli silah tutup savaşabilecek 30 milyon genç varken, 70 yaşında torununu şehit verip “beni de alın askere” diyecek kadar gözünü karartan bir milletle kimse başa çıkamaz.

Öyle balistik füzelerle, ağır bombardımanlarla, santral, baraj, fabrika gibi hayati yerleri vurmakla bir ülke teslim alınamaz. Postalın değmediği hiçbir toprak ele geçirilmiş olamaz. Hele bu ülke Türkiye ise bin defa düşünmeleri lazım.

Olası bir karşı karşıya gelmede ilk darbeyi yiyen işgalciler olacak ve ağır kayıplar verecektir. Ekonomileri sömürüye dayalı bu ülkelerin akıbeti kuyruklarını kıstırıp bu coğrafyadan defolup gitmeleri ile son bulacaktır.

İşin en trajik yanı ise her zaman olduğu gibi içimizdeki aşağılık hainlerin, satılık köpeklerin,  şeref yoksunlarının, en zayıf anımızda bizi sırtımızdan bıçaklamak için fırsat kollaması. Bizim gibi olup bizden olmayan geni bozuklara çok dikkat edilmeli. Özellikle yıllardır “sanatçı” etiketi altında vasıfsız, uluslar arası hiçbir başarısı olmayan, bu ülkenin sanat ve kültürüne bir değer ve anlam katmamış, (dışarıda ödül almış olanların bu ödülleri kimlerden ve neye karşılık aldıkları açıktır. Gerçekten üç-beş tane başarılı olanları da bu sınıftan ayırıyorum. Sırf fikirleri benimle uyuşmuyor diye yargılayamam, başarılarını elbette desteklerim. Maalesef onları da bu gibi milli durumlar da meydanlarda pek göremiyoruz) soytarıların, bu milleti yıllarca sömüren tiplerin artık layık oldukları tokadı milletten yemelerinin zamanı gelmiştir.

Artık birlik olma, beraberce tüm zorlukları göğüsleyebilme zamanıdır. Elbette savaş istenilen bir sonuç değildir. En son çare olmalıdır. Ne yazık ki bıçağın kemiğe dayandığı, milli bütünlük ve dirliğimizin, vatan ve millet varlığının en azgın şekilde saldırıya uğratılmaya çalışıldığı bir süreçten geçiyoruz. Konu ne siyaset ne de edebiyat yapmayı kaldıramayacak kadar ciddidir.

Savaş çığırtkanlığı yapıyorum sanılmasın, yüzlerce yıl sonra zürriyetimizin şiddetle sorgulayacağı bir tarih aralığına girmek üzereyken hata yapmamak, dönen tüm dolapları doğru okumak ve sömürgeci işgalcilere hak ettikleri yumruğu gerektiğinde en şiddetli şekilde vurmaktan çekinmemeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumalısınız

Park yapma otel yap

Memleketin onca derdi varken, içten ve dıştan gelen bitmek bilmeyen saldırılara maruz kalm…