Anasayfa Gittiğim Yerler Büyük Çamlıca Cami İstanbul’a çok yakıştı

Büyük Çamlıca Cami İstanbul’a çok yakıştı

Açılışı henüz yapılmadan dahi ilgimi çeken bir yapıydı Büyük Çamlıca Cami. Açılışından ancak beş ay sonra gitmek nasip oldu. 4. Leventten yola çıktığımızda saat 12.30 du. FSM üzerinden yaklaşık beş dakika sonra Çamlıca sapağına döndük ve on dakika sonra biz caminin altında bulunan kapalı otoparka (ücretsiz) girmiştik. Toplu ulaşımla gelenler için hangi metro durağı bilmiyorum, ücretsiz servis varmış.

Otoparktan çıkıp yürüyen merdivenlerle cami ana giriş kapı önündeki büyük meydana çıktık. Geleneksel Osmanlı mimarisi dışında, detaysız, sade ama ihtişamlı bir yapı gözlerimizin önündeydi. Ana kapıdan avluya geçtik. Ayakkabılarımızı poşete koyup içeri girdik. İçerisi gerçekten görmeye değer, tek kelimeyle muhteşem. Öğle namazını kılmak nasip oldu, kimin emeği geçmişse dualarımıza onları da ortak ettik.

 

Kısaca caminin özelliklerinden de   bahsetmek istiyorum:

Büyük Çamlıca Caminin 6 minareli olması imanın şartlarını temsil ediyor. İmanın şartlarını temsilen 6 minareli inşa edilen Büyük Çamlıca Cami’nin 3 şerefeli 4 minaresi Malazgirt Zaferi’ne ithafen 107,1 metre, 2 şerefeli 2 minaresi ise 90 metre yüksekliğinde.

Caminin 72 metre yükseklikteki ana kubbesi İstanbul’da yaşayan 72 milleti, 34 metre çapındaki kubbesi İstanbul’u simgeliyor. Caminin ana kubbesinin üzerinde 3 metre 12 santimetre genişliğinde, 7 metre 77 santimetre yüksekliğinde, 4,5 ton ağırlığında ki alem, Nanoteknolojiyle renklendirilmiş. Üç parçadan oluşan alem, dünyanın en büyük alemi olma özelliğini taşıyor. Büyük Çamlıca Cami, 5 metre genişliğinde, 6,5 metre yüksekliğinde ve 6 ton ağırlığındaki ana kapısıyla dünyadaki en büyük ibadethane kapılarından birine sahip.

3 bin 500 metrekarelik sanat galerisi, 3 bin metrekarelik kütüphanesi, bin 71 kişilik konferans salonu, 8 sanat atölyesi, 3 bin 500 araçlık kapalı otoparkı bulunuyor. Cami, ses, ışık, ısıtma, havalandırma ve güvenlik sistemleriyle de farkını ortaya koyuyor. 63 bin kişi aynı anda namaz kılabiliyor ve Allah korusun bir deprem anında yüz bin kişi sığınabiliyor.

En çok merak ettiğim ise bu eserin mimarının kim olduğuydu. Biraz internetten  araştırma yaptım. Kahramanmaraş’ta yapılan Abdülhamid Han Cami gibi bir eser düşünülerek  alınarak tasarlanmış ve bu caminin mimarı olan Hacı Mehmet Güner’e görev verilmiş. Her iki cami birbirine benzer gözükse de, Büyük Çamlıca Cami bir çok yönden önde bulunuyor. Medyada Mimar Sinan’ın eserleri ile kıyaslayanlar da oluyor. Onun eserleri ile yarışması eşbette mümkün değil ancak yinede böylesi eserler ortaya çıkarabilmek başarıdır diye düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Köftenin sırrı

Oldum olası kuru köfteye bayılırım. Bugüne değin altmışa yakın vilayetimizi gezdim; ilk so…