CHP

CHP, Devrimci- Sosyalist bir geleneği siyasetinin merkezine oturtmuştur. Müslüman ve dindar bir toplumda bu kafa ile iktidar olabilmelerinin imkânsız olduğunu anlamış bulunmaktadır. İdeolojisinden birazda zorunluluklar sebebi ile demokrat bir eksene çekilme gereğini hissetmiştir.

Bugün CHP’nin vitrininde olmayan itici güçleri, sosyalist düşüncenin gereği olarak, toplumda en belirleyici faktör durumundaki “Din” kavramını toplumun yüreğinden söküp atmak eğilimindedir. Yıllarca ekmeye çalıştıkları habis tohumların yeşermesini beklemekteler. Bu sebeple ülke insanının kulağına tarihleri boyunca hiç yaşatmadıkları adalet-eşitlik-özgürlük gibi beklentileri fısıldayarak, yalanlar üzerine kurulu siyaset yapmaktadırlar.

Devrimci proleter “işçi sınıfı” diye tutturup sermaye düzenine karşı çıkarken, bu kardeşlere para tatlı gelmiş ve hak-hukuk-emek-alın teri-sermaye-burjuva gibi kavramlar arasında debelenirken siyasi kişilik ve düşünce zafiyeti yaşanmış, sonuç olarak bugün dediği ile yaptığı birbirini tutmayan CHP gibi bir siyasi parti ortaya çıkmıştır.

Kemikleşmiş oy oranı yüzde 25 ten yukarıya çıkamayan CHP, bu rakamla elbette iktidar olamaz. Marksist-Leninist yapı içeren PKK eşittir HDP den nemalanarak bu rakamı biraz daha yukarı çekmeye çabalamaktadır. Bu da son yasa gereği yetmemesinden ötürü son çare muhafazakar oylara yöneldiler. Hiç hesapta yokken, Allah-Kitap demeye başladılar. Çocukken okuduğu ayet ve duaları, kıldığı namazları (Ben ona da inanmıyorum-külliyen yalan) acınacak kadar acizce ve zavallıca öne sürdüler. Asıl acı olan ise bu yalanlara inanan çıkabiliyor olması.

Gerek giyim, gerek yaşadıkları sosyal çevre ve gerekse aldıkları eğitim ile kendilerini “modern” olarak tanımlayan bir kesim var. Bunlar kurulu düzenlerinin yıkılacağı endişesi ile “ilkel”,“yobaz” ve antidemokratik olarak gördükleri muhafazakar ve milliyetçi siyasi oluşumlara karşı sürekli nefret duydular.  İstikametlerini hep “demokrasi” masalları okuyan CHP ye çevirdiler. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu parti “Komünizm nerede görülürse başı ezilmelidir” zihniyetinden bugün ki “iktidar olmak için her yol mubah” durumuna gelmiştir.

Türkiye büyük bir sınav verme arifesindedir. Partilerin ve kişilerin değil, düşünce ve zihniyetlerin çarpışacağı (yarışacağı demiyorum) bir seçime gidiyoruz. Bir tarafta hata ve yanlışları da olsa ülke bütünlüğünü ve birliğimizi muhafaza edip bağımsızlık mücadelesi verecek bir ittifak vardır. Diğer tarafta ise yukarıda sıraladığım, içi kaynayan, kendi içinde bile demokrasinin olmadığı bir CHP. Kimler tarafından yönetildiği bilinmeyen, “her yol mubah” diyen bir CHP. Açık ve net şekilde PKK’nın siyasi oluşumu HDP ile hangi taviz ve çıkarlar karşılığında yan yana geldiği bilinmeyen bir CHP.  Sepete düşmüş defolu siyasetçileri bünyesinde toplayan bir İP, içi boş, bilge değil ancak aptallıkla tanımlanabilecek beyanatlar veren, ufuksuz ve ruhsuz bir SP bulunmaktadır.

Evet Türkiyem: Bu seçim partilerin ve kişilerin mücadelesi değil, hak ile batılın, özgür olmakla köle olmanın seçimidir. Karar senin.

  • 10 Kasım

    İlk 10 Kasımı hatırlıyorum. Haymana 12 Eylül İlkokulu, yıl 1970. Hava yağışlı. Okulun kori…
  • Çok şükür “ANDIMIZ” var

    Nerede ise seksen yıl bu ülkenin okullarında “ANDIMIZ” söylendi. Türküm, Doğruyum, Çalışka…
  • Ortaköy Küçük Mecidiye Camii

    Beşiktaş Ortaköy’e Çırağan Caddesi üzerinden giderken, solda Beşiktaş ilçe Emniyet M…
Daha fazla
  • 10 Kasım

    İlk 10 Kasımı hatırlıyorum. Haymana 12 Eylül İlkokulu, yıl 1970. Hava yağışlı. Okulun kori…
  • Çok şükür “ANDIMIZ” var

    Nerede ise seksen yıl bu ülkenin okullarında “ANDIMIZ” söylendi. Türküm, Doğruyum, Çalışka…
  • Ortaköy Küçük Mecidiye Camii

    Beşiktaş Ortaköy’e Çırağan Caddesi üzerinden giderken, solda Beşiktaş ilçe Emniyet M…
Daha fazla  B.A.
  • 10 Kasım

    İlk 10 Kasımı hatırlıyorum. Haymana 12 Eylül İlkokulu, yıl 1970. Hava yağışlı. Okulun kori…
  • Çok şükür “ANDIMIZ” var

    Nerede ise seksen yıl bu ülkenin okullarında “ANDIMIZ” söylendi. Türküm, Doğruyum, Çalışka…
  • insanlık tarihinin en eski ve en şerefli mesleği

    Bir ülkenin gelişimi kentlerden kırsala doğru değil, kırsaldan kentlere doğru olmalıdır. B…
Daha fazla  Makale

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumalısınız

10 Kasım

İlk 10 Kasımı hatırlıyorum. Haymana 12 Eylül İlkokulu, yıl 1970. Hava yağışlı. Okulun kori…