Anasayfa Makale Diyalektik Siyaset

Diyalektik Siyaset

Siyasetin temelini ve istikametini ne belirler? Bir siyasetçiyi “yönetme” kabiliyeti ve salahiyetine taşıyan süreç nasıl işler? Siyasi partilerin kuruluş amaçları, kurucuların nitelik ve becerileri, hedef kitle tercihleri nasıl tayin edilir? Parti felsefesine göre mi hedef kitle seçilir yoksa hedef kitle tespit edildikten sonra mı parti felsefesi oluşturulur?

Liderler yönetim kadrolarının dağılımını nasıl yapar ve belirleyici kriterler nedir? Bir siyasetçinin en önemli özellikleri neler olmalıdır? Eğitim mi yoksa deneyim mi kalitesini ortaya koyar? Yoksa her ikisi de mutlak gereklilik midir? Siyaseti kimler yapmalıdır? Kimler asla siyasete bulaşmamalıdır? Bu işin okulu var mıdır? İsteyen her özgür ve akli melekeleri yerinde olan kişi, siyaset elbisesini giyip ortaya çıkmalı mıdır?

Siyasi idealler nerelerden beslenir? Toplumun kültür ve inançları siyasi oluşumun içine katılmalı mıdır? Din bir siyaset midir? Siyaseti evrensel kılmanın özünde bilim nerede durmalıdır? Siyaset aynı zamanda bir etkileme ve ikna etme sanatı mıdır? Bunu icra eden siyasetçilerin etki ve ikna silahları nelerdir? Siyaset ve politika birbirinden farklı kavramlar mıdır? Politik düşünce ve siyasi görüş aynı mıdır? Siyasetin ana amacı devleti yönetmek midir yoksa yönetilmek için devlet mi gerekli siyaseti belirler?

Bu sorulara yüzlercesi eklenebilir. Bizim yaşadığımız ve gördüğümüz siyaset ve siyasetçi profilleri bu tür soruları kafamızda sürekli taze tutup  sorgulamayı gerektiriyor. Siyaset ideal ve siyasetçi ise bu idealin peşinden koşan kişi olması gerekirken, ortada sadece kâğıtta kalan idealler ve bu kâğıtları uçurtma yapıp uçuran siyasetçilere rastlıyoruz.

Ben şunu anladım ki; bir ülkenin ideal ölçütlerini ve siyasetçi kalıbını halk belirliyor. Halkın eğitim düzeyi, kültürü, inancı, tarihi, sosyo-ekonomik seviye ve beklentileri hem siyasetin hamuruna renk verirken hem de siyasetçilere bu hamura şekil verdirecek ilham kaynağını oluşturuyor. Bugün göklere çıkartılan ya da yerlere çalınan siyaset ve siyasetçiler, içinde yaşadıkları toplumun aynalarıdır. Toplum ne ise siyaset ve siyasetçide odur. Milletleri medeniyete bilindiğinin aksine sadece siyasetçiler ulaştırmazlar. Her şeyden önce o milletin İkbale odaklanması ve medeniyeti arzulaması gerekmektedir. Ufkunu medeniyete değil cehalet ve delalete çeviren milletlerde ise siyasetçi o milletin sırtına çıkarak kendi menziline ulaşmaya çalışır.

Bugün geldiğimiz noktada Türk siyaset ve siyasetçilerini bu perspektiften incelemek ve değerlendirmek lazım gelir. Seçime günler kala kim bu millete rehber olup, milletinin medeniyet çizgisi ve beklentilerini karşılayacak, kim yutulmaya çalışılan bir ülkeyi zaferlerle taçlandırıp, müreffeh bir geleceğe taşıyacak diye çok iyi analiz edilmelidir. Devlet ancak devlet adamlarına teslim edilmeli, değişen şart ve koşullarda prensiplerinden vazgeçebilen, birikimsiz, hazırlıksız ve ufuksuz kişilere bırakılmamalıdır.

Daha fazla
  • 10 Kasım

    İlk 10 Kasımı hatırlıyorum. Haymana 12 Eylül İlkokulu, yıl 1970. Hava yağışlı. Okulun kori…
  • Çok şükür “ANDIMIZ” var

    Nerede ise seksen yıl bu ülkenin okullarında “ANDIMIZ” söylendi. Türküm, Doğruyum, Çalışka…
  • Ortaköy Küçük Mecidiye Camii

    Beşiktaş Ortaköy’e Çırağan Caddesi üzerinden giderken, solda Beşiktaş ilçe Emniyet M…
Daha fazla  B.A.
  • 10 Kasım

    İlk 10 Kasımı hatırlıyorum. Haymana 12 Eylül İlkokulu, yıl 1970. Hava yağışlı. Okulun kori…
  • Çok şükür “ANDIMIZ” var

    Nerede ise seksen yıl bu ülkenin okullarında “ANDIMIZ” söylendi. Türküm, Doğruyum, Çalışka…
  • insanlık tarihinin en eski ve en şerefli mesleği

    Bir ülkenin gelişimi kentlerden kırsala doğru değil, kırsaldan kentlere doğru olmalıdır. B…
Daha fazla  Makale

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumalısınız

10 Kasım

İlk 10 Kasımı hatırlıyorum. Haymana 12 Eylül İlkokulu, yıl 1970. Hava yağışlı. Okulun kori…