Anasayfa Anı Eminönü

Eminönü

İlk kez Eminönü’ne 1978 veya 1979 da gittim. Eniştemin tuhafiye dükkanı vardı ve malzeme almaya gitmiştik. Aklımda kalan aşırı kalabalıklığı, Nako ve Diana marka orlon örgü ipleri ve ağzına kadar dolu Murat 124 takside sıkıcı yolculuktu. Ardından yıllar yılları kovaladı 1999 da Gebze’de oturmaya başladım ve iş için her gün İstanbul’a gidiyordum. Haftada tek gün izinliydim ve o günü ailece genelde Eminönü’nde geçirirdik.

Sandalda satılan balık ekmek yemek, tarihi hanlarda keşfedilmeyi bekleyen kaliteli ve ucuz dükkanlar, çamaşırcılar, Tahtakale, Mercan Yokuşu ve Mısır Çarşısı gezmeyle bitiremediğimiz en gözde yerlerdi. Mahmut Paşa, Kapalı Çarşı, Laleli, Beyazıt, Sultanahmet, Ayasofya, Çemberlitaş, Gülhane, Sirkeci ve İskeleler gibi bir çok bölgeyi gezemeden, bir sonraki hafta gelmeye niyetlenerek akşamı yapar, hiç yorgunluk duymadan eve dönerdik.

Çocuklara veya kendimize çamaşır veya kıyafet, Vakıftan Ayvalık zeytinyağı, zeytin ve sabun, Mehmet Efendi’den kuru kahve, Namlı’dan peynir, Mısır Çarşısının ana kapısı yanındaki ilk dükkandan karışık kuru yemiş  almadan dönmezdik. Bir insanın ihtiyacı olan her şeyi burada uygun fiyata bulması mümkün. Gerçekten burası İstanbul’un en işlek ticaret merkezi. Türkiye’nin her yerinden mal almaya gelen telaşlı insanlara rastlanabiliyor.

Hamallar en dikkatimi çeken kişilikler. Bir gün oturup onlarla sohbet etmek isterdim. On beş yaşlarından, yetmiş yaşlarına kadar bir sürü hamal gördüm. Belki bir ömrü burada mal taşıyarak geçirmiş niceleri var. Kim bilir ne anılar, ne zorluklar yaşadılar bu dar sokaklarda. Eminönü’nde yankesici, tırnakçı, tokatçı da boldur. Gezerken veya alışveriş yaparken çok dikkat etmeli insan.

Gündüz bu kadar mahşer kalabalığı barındıran Eminönü’nde akşam olunca ve özellikle gece ilerleyen saatlerde tam bir sessizlik hüküm sürüyor. Yine yıllar önce muhteşem bir sabah ezanı ile içimizi ürperten Eminönü Yeni Cami’de, namaza sadece beş kişi iştirak edebildik, biri ben, biri imam ve diğerleri temizlik işçileriydi. O derin sessizliği, müezzinin  saba makamı ile okuduğu harika  ezanla yırtıp atmış, gece ile içimize çöken rehaveti bir anda ulvi bir hazza dönüştürmüştü.

Bir ara Eminönü’nde “ne, nereden alınır” başlıklı çok geniş kapsamlı bir çalışma yapmayı planlıyorum. Anladığım kadarı ile bir çok insan burada aradıklarını ya sorarak yada tesadüfen buluyor. Bilinçli gelen, buranın müdavimleri. Çeyiz düzmek, yeni dükkan açmak, sıradan alışveriş için gelenler eğer ön araştırma yapmadan veya bilen birilerinden gerekli ayrıntıları almadan gelmişse işi zor. Karlı alışveriş yapayım derken zarara uğrayıverir.

O daracık sokaklarıyla, mistik havası, heyecanlı alışveriş ortamı ve tarihi yapısıyla gezmekten bıkılmayacak kadar güzide bir yer Eminönü. İstanbul’a gelip de buraları gezmeyen, bir balık ekmek de olsa yemeden giden çok şey kaybeder.

  • Hayatın tek bir gerçeği vardır

    Hayatın tek bir gerçeği vardır-1 Hayatımızın tüm omurgasını genel olarak “etkileşim” ile “…
  • Cengiz Topel

    Hafta sonu yolum ikinci kez Şişli Harbiye’de Ordu Caddesi girişinde bulunan Askeri Müzeye …
  • Tanzim Satış noktaları hakkında

    Açılan tanzim satış noktaları iki farklı açıdan incelenmelidir. 1-Serbest piyasa ekonomisi…
Daha fazlası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Hayatın tek bir gerçeği vardır

Hayatın tek bir gerçeği vardır-1 Hayatımızın tüm omurgasını genel olarak “etkileşim” ile “…