Anasayfa Yaşam Fotoğraflar ve gerçekler

Fotoğraflar ve gerçekler

Uzatır elini bir güle, iki parmağının arasına yerleştirir ve poz verir. Koklar derinden, yan gözle kameraya bakar ve tebessüm eder. Gül dalında güzeldir, hiç koparılır mı? Dercesine..

Sokakta bir kedi yavrusu görür, usulca yaklaşır yanına. Korkutmak istemez, uzatır elini başına ve okşar şefkatle. Alır kucağına, sol koluna yatırır ve acıyarak, kaşlarını ortadan yukarı kaldırıp hafifçe poz verir yine.

Denize bakar hayranlıkla, martılara simit atar, ormanda bir ceylan gibi narin yürür bir dalı dahi kırmamak için, dizlerine kadar bir dereye girer de hemen çıkıverir, balıkları ürkütmek niçin? Der gibi ve her seferinde yakınında bir el deklanşöre basar ısrarla.

Bir muhtaca yardım eder poz verir, türbeye gider, eşarp bağlar, dua eder hüzünlü, yine poz verir. Gittiği her yerde, girdiği her toplumda, yaşadığı veya yaşıyor gözükmek istediği her ortamda en yakın dostu ve şahididir deklanşör.

Hayatın da olmayan fakat olmasını arzuladığı, olmak istediği anları yaşatmak ister hep. Onlara bakıp avunmak, belki de o olduğunu ispatlamak ister birilerine.

İçinde bir türlü yaşayamadığı umutları, duyguları, hayalleri fotoğraflarda yaşatmak istercesine basar deklanşöre. Belki de hiç tatmadığı arzuları hisseder dudaklarının ince kıvrımlarında. Ya da göz çukurlarına gömer tüm üzüntülerini, hayal kırıklıklarını, pişmanlıklarını. Avuçlarına hapsetmek ister belki terk edilişlerini, parmaklarının arasında uçup gitsin onlar, bir daha gelmemek üzere.

Fotoğraflar her zaman olanı değil, bazen farklı  gözükmek için yardım ederler. İçi kan ağlarken güle dokunmak, gözü yaşlıyken bir kediyi okşamak, nefretle doluyken denizi koklamak gibi. Hakikati yaşarken bir anlık da olsa sahte dünyalara kapı aralar o fotoğraflar.

Belki yıllar sonra kutusundan çıkarıp tekrar baktığında, ya gerçekleri hatırlayıp, hiç olmadığı sahte mutluluklarına kızarak onları yırtıp atacak veya yakaladığı mutlu ve sevgi dolu yaşamında tıpkı poz verir gibi tebessümle, biraz da mahcup öylece bakacak ve utanacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Çorapçı

Yirmi yıl kadar önce onu ilk tanıdığımda, Kartal tren istasyonunda, elinde spor çantası il…