Anasayfa Makale İsrail Arap Savaşı ve Türkiye

İsrail Arap Savaşı ve Türkiye

1967 de yaşanan İsrail-Arap ittifak savaşı, İsrail’in kesin zaferi ile sonuçlandı. İsrail’i yok edeceklerine safça inanan özellikle Mısır ordusu, ani bir saldırı ile tek uçak kaldıramadan perişan edildi. Altı gün savaşları olarak tarihe geçen ve yirmi bine yakın insanın öldüğü bu savaşla, İsrail’in Doğu Kudüs’ü ilhak etmesine, Golan Tepelerini, Sina Yarımadasını, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’yı da işgal etmesine olanak verilmiş oldu.

Giderek güçlenen ve bölgede müthiş bir güç oluşturan İsrail’e, bugün yaptığı tüm zulüm ve katliamlara rağmen Türkiye hariç hiçbir Arap ülkesinden ses çıkmaması, İslam şuurundan uzaklaşan, savaşma gücü ve yeteneği olmayan, diplomasi geliştirme ve sonuçlandırma becerisi üretemeyen Arapların, hala 1967 savaşının ezikliği ve korkusunu yaşıyor olmalarından kaynaklanmaktadır.

İsrail, vaat edilmiş kutsalına o savaştan sonra daha emin adımlarla ilerledi, bugün geldiği nokta; ABD’nin kesin ve koşulsuz desteği ile artık hedefine giden yolda daha somut adımlar atacaktır. Araplardan bir halt olmayacağını gayet iyi biliyor zira Arapların neredeyse tamamı en başta savaş teknolojisi alanında ve ekonomik anlamda tamamen ABD’nin kontrolü altında. Kara gücü sayısal üstünlük sağlasa da, çıkıp adam gibi savaşmaktan tamamen uzaklar. İsrail bunları yine on gün içinde yiyip bitirecektir.

Bana göre plan şu şekilde ilerleyecek; gerek İsrail’in büyük İsrail olma yolu, gerek ABD’nin Ortadoğu’daki zenginliklere yönelik ihtiraslarının önünde Türkiye’den başka engel yok. Arap baharı ile zayıflatılan Arap Dünyası, yıllardır yürütülen sistemli işgal hamleleri ile her alanda ABD’nin kölesi konumuna geldiler. Suriye kartı oynanarak ateş yakıldı, Türkiye DEAŞ, PYD ve YPG gibi benzer terör örgütleri üretilerek oyuna dahil edildi. Hem siyasi hem de askeri refleksleri gözlemlendi.

Doğu ve batı blokları burada da hesap içindeler. Hedef Türkiye’yi olası bir İsrail-Arap savaşının içine çekebilmektir. Güneyimizde yıllardır eğitilen 50 bin kişilik geneli PKK lı her türlü silah ve teçhizatla donatılmış bir ordu hazır bekletiliyor. Bize doğrudan saldırı olduğunda ilk cephe bunlara karşı açılmış olacak.

Bölgede tüm hesaplar Türkiye üzerine kurgulanıyor. 2019 de planlanan seçimlerin erkene alınmış olması bir anda planları değiştirdi. Durumu gayet net okuyan Türkiye 24 Haziranda elini daha da güçlendirerek çıkarsa oynanan oyunu her alanda bozabilecek güce sahip.

Yeni bir Dünya savaşı kesinlikle Orta Doğu’dan çıkacak. Artık bu gün gibi ortadadır. İçimizde yaşayıp yıllardır batı istihbaratına uşaklık edenlerin mutlaka hüsrana uğratılması gerek. Savaş bir adım ötemizde ve bu sadece siyasi bir savaş değil, Haçlı-İslam savaşı olacak. Öngörülen bu din savaşında 1,6 milyarlık Müslüman ülkelerden hangilerinin yanımızda saf tutacağı neredeyse belli. Türk Dünyasından destek verecek ülkelerde aşağı yukarı malum.

Gerçekten yüzyılın İslam ordusunu temsil etmek şerefi yine Türk’lere nasip olacaktır. Allah bir kez daha İslam’ı yüceltme, koruma iradesini  Türklere verecek ve bizleri inayeti ile zafere ulaştıracaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumalısınız

Park yapma otel yap

Memleketin onca derdi varken, içten ve dıştan gelen bitmek bilmeyen saldırılara maruz kalm…