Anasayfa Anı Korkuyu yenmek

Korkuyu yenmek

Herkesin var mı bilmiyorum ama benim çocukken  belalı bir düşmanım vardı. Babasının “deli” lakabı vardı ve oğlu da aynı hatta daha fazla deliydi. Üstelik evlerimiz birbirine çok yakındı, aynı mahallenin, aynı sokağın çocuklarıydık. Kafayı bana nereden taktı bilemiyorum, ilkokul yıllarıydı; mahalledeki tüm çocuklarını adeta esir almıştı ve kimse ses çıkaramıyordu.

Mahalleye kök söktürüyordu. Açıkça bende korkuyordum, bakışları filan bir tuhaftı. Bir gün hemen yakınlarımızdaki bir ağaçlık yerde çocuklarla birlikte oynuyorduk, bu çıka geldi. Herkes oyunu bıraktı, kendinin iki katı bir çocuğa oraya git, buraya git, çömel diyerek istediği her şeyi yaptırarak adeta dalga geçti.

Gözü bendeydi. Belli ki çatacaktı. Herkesin içinde kendini göstermek istiyor ve beni de diğerleri gibi kuklası yapmak istiyordu.  Ben de iri yapılıydım. Etrafımdan dolandı, süzdü. Bana “sende yere yat” dedi. Bağırarak herkesi yatırdı, ben yatmadım, korkuyordum da. Dayak yesem de yatmayacaktım. Kolumdan tutup yatırmak istedi, başaramadı. O sinirle elindeki bir kısa sopayı karnıma doğru saplamaya çalıştı. Canım çok yandı, onu itip eve doğru koştum. Peşimden gelmedi.

Evin bahçesine girip kapıyı kapadım. Karnımı açtığımda sağ yanımda sıyrık vardı ve kötü acıyordu. Gidip yıkadım ve evdeki kimseye söylemedim. Akşam oldu. Sokakta arkadaşların sesleri geliyordu, nihayetinde 7-8 yaşlarında çocuktuk. Dayanamayıp sokağa çıktım ve oynamaya başladık. Epey geç olmuştu hala bizim deli ortalıkta yoktu. Tam umudumu kesmek üzereyken uzaktan bana seslendi. Tam da eve girmek üzereydim. Ona doğru baktım ve umursamayıp içeri girecektim ki birden başımda bir acı hissettim. Elimle yokladım ıslaktı. Arkamda ki sokak lambasının ışığına tuttum, kandı.

Bahçede ortanca ablam başımı tutup geldiğimi görünce telaşlanıp yanıma koştu. Hemen içeriden pamuk, tentürdiyot filan getirip temizledi. İnce bir sıyrıktı. Dikişe gerek yoktu. Kimin yaptığını söylemedim tabi.

Birkaç gün dışarı çıkmadım. Arkadaşlar birkaç kez seslendiler oralı olmadım.  Düşünmek için epey vaktim olmuştu. Dışarı çıksam ve karşılaşsak yine fenalık yapacaktı.

Bahçenin solunda babamın bir malzeme tezgahı vardı. Orada bir şeylerle oyalanıyordum. Dışarıda çocuklar toplanmış konuşuyorlardı, ne dediklerini duyabiliyordum. Beni çağırmak istiyorlar, o deli benim bir korkak olduğumu ve asla dışarı çıkamayacağımı gülerek anlatıyordu.

Hırsımdan ağladım. Evet, korkuyordum yalan değildi. Ama benimle alay etmesine, her dediğini yaptırmasına izin verecek kadar değildi. Hava biraz rüzgarlıydı. Gökyüzüne baktığımda birkaç tane çıtalı dediğimiz uçurtma gördüm. İpleri bizim evin ilerisinden salınmıştı. Hemen eve geçip uçurtmamı alıp sokağa çıktım. Bir arka sokakta toplanmışlardı, deli yoktu aralarında. İçim rahatlamıştı.

Saatler akıp geçti ve beklenen felaket geliverdi. Bana, hiç unutmuyorum” Ne arıyorsun burada lan ayı oğlu ayı” dedi. Uçurtma havada, ipi elimdeydi. Bir an sessizlik oldu. Herkes geri çekilmiş, ortalarında sadece ikimiz kalmıştık. Kendimi yokladım tuhaf, korkmuyordum. Elimdeki ipi bir arkadaşa verdim. Sonra tereddütsüz “sen kime ayı diyorsun lan” diyerek üzerine atladım. Neresine denk gelirse vurmaya başladım. Yere düştü, kaldırdım, vurdum da vurdum. Hazır fırsatını yakalamışken ve cesaretim de yerindeyken tekme yumruk ne varsa savurdum.

Oraya yakın oturan halamın sesiyle kendime geldim. Araya girerek deliyi uzaklaştırdı. Suratı kan içindeydi, tekrar hücum ettim ama halam yüzünden vuramadım. Herkes şaşkındı. Şaha kalkan cesaretle tehditler savurdum ve geçmişi kurtarmaya çalıştım. “Şimdiye kadar sesimiz çıkmadıysa komşuluktan dır” gibi alakasız sözlerle bağırdım. “Bir daha karşıma çıkarsan seni elimden kimse alamaz” gibi epey büyük laflar ettim. Etraftan beni sakinleştirmeye çalıştılar, deli de topallayarak uzaklaşıp gitti.

O günden sonra neredeyse suratını hiç görmedim. Çok nadir de olsa karşılaştığımızda hep yolunu değiştirdi. Mahallede de kimseye bir daha fenalık etmedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Köftenin sırrı

Oldum olası kuru köfteye bayılırım. Bugüne değin altmışa yakın vilayetimizi gezdim; ilk so…