Anasayfa Benim Penceremden Maskeli dindarlar ve Atatürkçüler

Maskeli dindarlar ve Atatürkçüler

Bu ülkede din ve Atatürk maskesi takan sahtekarlar yok edilmedikçe millete huzur yok. Toplum bu aşağılık varlıklara gereken dersi vermedikçe, yaşama ve beslenme kaynaklarını kurutmadıkça ikbale güvenle bakamayız. 

Hepsinden önce Allah’ın bildirdiği şekli ile dinimizi, tarih sahnesinde kaldığı sürede, bu ülke için yaptıkları veya yapmadıklarıyla doğru şekilde Atatürk‘ü tanıyıp, tanıtıp öğretmedikçe ve yeni nesilleri bu şuur üzere eğitmedikçe Türkiye’nin huzurlu bir geleceği olamaz.

Bu ülkede din ve Atatürk, seçme, değerlendirme, kayırma ve inandırma ölçütlerinden çıkarılmalıdır. Din ve Atatürk’ü ön plana çıkarıp referans yapma hakkı olamaz. Hiçbir insan, toplum ve kuruluş bu iki temel üzerine inşa edilmemelidir. Milletimiz dindar-din düşmanı/ Atatürkçü-Atatürk Düşmanı gibi iki temel gruba bölündü. Buna çok geç olmadan artık “DUR” demek lazımdır.

Ortalık din ile alakasız dindarlardan ve Atatürk’ten bir haber Atatürkçü-Kemalist’lerden geçilmiyor. Ülke insanımızın en hassas olduğu dindarlığının karşısına sahte Atatürkçüleri, Samimi Atatürkçülerin karşısına sahte dindarları çıkararak ortaya bugünün hengamesini çıkardılar. Geriden gelen,  giderek yayılan ve büyüyen, ruhsal boşluk ve sapmalar yaşayan nesilleri kimse görmüyor mu? Toplumu gözünün içine bakarak nefret kitlelerine dönüştürdüler. Bunu da bir iki televizyon kanalı ve elimizden düşürmediğimiz cep telefonlarından, sosyal medya aracılığı ile yaptılar.

Siyasetçisinden, sanatçısına, gazetecisinden, yazarına, profesöründen örgütlü sivil kuruluşlara kadar binlerce insan, yıllardır bu milletin aklıyla oynadı. Tarihini, irfanını, hayallerini, hedeflerini, sahip olduğu ne varsa örseledi. Milleti öyle bir hale geldi ki tevcih edildiği merkezlerden çok rahat yönetilebiliyorlar. Vitrindeki aktörlere ne derlerse inanıyor, yapılan yalan ve ihanetleri gözüne de soksanız asla önemsemiyorlar.

Bu şekilde devam edemez. Dinimizi Kur-an ve Sünnet ışığında yaşamamız şarttır. Atatürk’ü ise sadece gerçeği yazan tarih sayfalarından çekip çıkarmamız, onu layık olduğu şekliyle anlamamız gerekmektedir. Bu millet ne çektiyse maske takan sahtekarlardan çekti. Maske takmayan samimi insanlarımız, bu düşünce kirliliği içinde ızdırap çekmekte, memleketimizin selameti konusunda endişe etmektedir.

Din, yani İslam, var olmamızın ve varlık sebeplerimizin merkezini, Allah-Kul ilişkisinin muhteviyatını belirler. Atatürk ise Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin Kurucusu, Devletimizin temellerini, yönetim ve ilerleme şeklini ortaya koymuş, bu ülke insanına hedefler belirlemiş bir başkumandan ve devlet adamımızdır.

Hepimiz aynı toprakların çocukları, aynı kutlu istikametin yolcularıyız. Din gibi kutsal bir konu ve Atatürk gibi beşer varlığa bağlı kriterler, insanları ayrıştırma, başkalaştırma sebebi olamaz.  Bizi tek noktada birleştirecek güç, insani niteliklerimizdir. Her söylenene inanacak kadar basireti karartılan, akıl ve kalp arasına çektikleri kalın duvarlarla, özellikle dijital ortamda kin ve nefret duyguları çarpıştırılan yurdumun insanları: artık YETER. Kendimize gelelim. Başkalarının bize gösterdiği yere, kulağımıza fısıldadığı yalan ve iftiralara itibar etmeyelim. Gerçekleri görmek ve yaşamak için kendi aklımız ve vicdanımız yeterlidir. Bu cennet vatanı gerçekten huzur ve mutlulukla yaşanabilir bir hale ancak biz getirebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Köftenin sırrı

Oldum olası kuru köfteye bayılırım. Bugüne değin altmışa yakın vilayetimizi gezdim; ilk so…