Anasayfa Sanat/Kültür Pera Müzesi Sanat meraklılarını bekliyor

Pera Müzesi Sanat meraklılarını bekliyor

İstanbul Beyoğlu’unda bulunan TRT stüdyolarının önünden geçiyordum. İstiklal Caddesi özellikle hafta sonları inanılmaz kalabalık oluyor, yürümek adeta imkansızlaşıyor. Bu sebeple Galatasaray Lisesinin tam karşısından bir arka caddeye geçtim. Daha sakin ve gürültüsüz oluyor. Meşrutiyet Caddesinde ilerlerken hemen solumda Pera Müzeyi fark ettim. Duvara asılan tanıtımda Osman Hamdi Beye ait eserlerin sergilendiğini görünce hemen müzeye yöneldim.

Pera Müze

Önce Pera Müzeyi tanıtmak isterim: 1893 yılında mimar Achille Manoussos tarafından İstanbul’un o yıllarda da en gözde semti Tepebaşı’nda inşa edilmiş. Mimar M. Sinan Genim tarafından tümüyle elden geçirilerek çağdaş donanımlı bir müzeye dönüştürülen bu tarihi yapı, kapılarını “müze-kültür ve sanat merkezi” olarak 2005 Haziran ayı başlarında sanatseverlere açmış.

Sanatı gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor

Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na ait “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonları gibi sergiler, yayıncılık ürünleri, sözlü etkinlikler, film gösterimleri ve bilimsel çalışmalar sergilenerek sanatın gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan Pera Müzesi, süreli sergileriyle de dünya sanatının önemli isimlerini ağırlıyor.

Şansıma müzenin ana sergi salonu kapalıydı, bir müzik dinletisi vardı ve prova yapıyorlardı. Sadece Osman Hamdi Beyin eserlerinin olduğu bir salonu gezebildim. Haydi şimdi Osman Hamdi Beyi tanıyalım:

Osman Hamdi Bey

30 Aralık 1842 tarihinde İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Arkeoloji Müzesinin kurucusudur. Arkeolog ve ressamdır. Paris’te hukuk eğitimini sürdürürken resme olan tutkusu sebebiyle Paris Güzel Sanatlar Okulu’na (Ecole des Beaux Arts) devam etmiştir. Osman Hamdi Beye zamanın ünlü ressamları olan Gerome (18824-1904) ve Boulanger (1824-1888) hocalık yapmışlardır.

1869-1877 Tarihleri arasında çeşitli devlet görevlerinde bulunmuş, Nemrut Dağı Tümülüs’ünde, Lagina’da bulunan Hekate Tapınağında kazılar yapmıştır. En önemli arkeolojik kazısı Sayda (Sidon-Lübnan) kazısında kral mezarlığı kazılarıdır. Bu lahitlerin arasında İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenen dünyaca ünlü İskender Lahti’nin bulunması Osman Hamdi Beye de uluslararası bir şöhret kazandırmıştır. Arkeoloji alanında yaptığı çalışmalar ile yurt dışında tanınmaya başlayan Osman Hamdi Bey; Fransız, Alman, Yunan, İspanyol çevrelerince madalya ve nişanlarla ödüllendirilmiştir.

Osman Hamdi Bey’in 1881 yılında Müze-i Hümayuna müdür tayin edilmesiyle Türk müzeciliğinde yeni ve verimli bir devre açılmıştır. Müzeciliğimizi ilk kez modern anlamda ele almaya başlayan Osman Hamdi Bey’in Müze-i Hümayun’da gerçekleştirdiği ilk işlerden birisi, yabancıların yaptığı kazılarda ortaya çıkan eserlerin yurt dışına götürülmesini yasaklamayı planladığı tüzük hazırlığı olmuştur.

Eserlerin kaydedilmesi, onarılması, nem ve rutubetten uzak ve sağlıklı bir şekilde korunup sergilenebileceği gerçek anlamda bir imparatorluk Müze Binası yapılması için dönemin yöneticilerinden aldığı destekle, bugün ki İstanbul Arkeoloji Müzesinin ilk kısmını 1899’da, ikinci kısmını 1903’te ve üçüncü kısmını 1907’de tamamlayarak ziyarete açmıştır.

Osman Hamdi Bey, devlet işleri ile arkeoloji ve müzecilik çalışmalarını sürdürürken ressamlığını hiç ihmal etmemiştir. “Kaplumbağa Terbiyecisi”, “Arzuhalci”, “Kuran Okuyan Hoca”, “Silah Taciri”, “Leylak Toplayan Kız”, “Şehzadebaşı Camisi Avlusunda Kadınlar”, “Feraceli Kadınlar”, “Mimozalı Kadın”, “Ab-ı Hayat Çeşmesi”, “Mihrap” gibi tabloları onun en ünlü yapıtları arasındadır. Osman Hamdi Bey; 24 Şubat 1910 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. 

Kaplumbağa Terbiyecisi
Pembe başlıklı kız-1904
Kökenoğlu Rıza Efendi-1871
İki Müzisyen Kız-1880
Gebze’de Çoban Mustafa Paşa Külliyesi-1880 ler

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Köftenin sırrı

Oldum olası kuru köfteye bayılırım. Bugüne değin altmışa yakın vilayetimizi gezdim; ilk so…