Şehit

Beş aslan parçası daha toprağa düştü. En kutsalları olan “yaşama” haklarını vatan, bayrak ve ezan uğruna, gittikleri topraklarda, milletinin ve devletlerinin geleceğine feda ettiler, şehit oldular. Her birinin evlerinden yükselen ağıtlar, ay yıldızlı bayrağa sarılı tabutlar, musalla başında bekleyen ana, baba, kardeş, yar. İmanın gereği gurur ve vakar. Göğüslerde tarifsiz acı, dillerde dua var.

Biz sadece bunları görür, bazen hırslanır, bazen gözyaşlarına engel olamayız. Hıçkırıklar sıralanır boğazda da bir kelam edemeyiz. Hâlbuki onlar şehittir. Orada ne harikulade haller olur da biz göremeyiz. Cennet kokularına sarmalanırlar da koklayamayız. Ne mübarek eller onları kucaklayıp bağrına basar da anlamayız. Onlar, “keşke dirilsek de tekrar şehit olsak” muradı taşırlar da bilmeyiz.

Parçalanmış bedenlerine nur dolar, ruhlarına cennet doğar şehidin. Biz sadece, öylece bakarız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Dünya gerçekten bizi kıskanıyor mu?

Son yılların belki de en çok konuşulan, tartışılan ve alay konusu olan mevzusu “Dünya bizi…