Anasayfa Yaşam Şimdiki çocuklar şanslı, fakat mutsuz

Şimdiki çocuklar şanslı, fakat mutsuz

Yarım asırlık ömrüme baktığımda, kendime sormadan edemiyorum; nereden nerelere geldik? Kendi oyuncaklarımızı kendimiz yapardık, o yıllarda bugün ki gibi içinde kaybolacak kadar büyük ve çeşitliliğin olduğu oyuncakçı dükkanları yoktu. 0 yılların en popüler eğlencesi tornet, çember, topaç, misket ve çıtalıydı. Rahmetli babam motor tamircisi olduğundan işe yaramaz bilyeler, yani asıl tabiri ile rulmanlar tornetin en kıymetli parçalarıydı.

Saat başı belki bir arabanın geçtiği ilçe ana caddesinden aşağı doğru grup halinde kaymaya başlar, mezarlık kavşağına kadar ilk kim varırsa kazanan o olurdu.

Çember çevirmede de şanslıydım zira hemen evimizin karşısında halamın kocası (Allah rahmet etsin) at arabası tamircisiydi ve tekerleri ortadan sıktıran orta büyüklükteki çemberleri de ondan alırdım. Evin önünden başlayıp neredeyse tüm mahalleyi çember çevirerek turlardık; çemberi yatıran yanar, oyundan çıkardı.

Çıtalı, yani uçurtma tüm çocukların rüyasıdır, etraftan bolca bulduğumuz sazdan iskeletini yaptığımız çıtalıları evin arkasındaki boş tepeden salardık gökyüzüne. O sağa sola kafa atan rengârenk çıtalıları saatlerce öylece seyre dalardık.

Çok mutluyduk, şimdiki çocuklarda bu mutluluğu göremiyorum. Mahalle, okul arkadaşlığı bambaşkaydı. Art niyetsiz temiz ilişkiler herkesi kuşatmıştı. Herkes birbirini tanır ve güvenirdi; güvenilmeyecek olanlar ya ıslah edilir veya uzaklaştırılırdı.

Şimdiki gençlerin her şeyleri var yani madden zengin olunmasa da bilgisayar neredeyse her evde var. İşte o alet günümüz çocuklarının tek amacı ve tek eğlencesi, gerçi tablet ve akıllı telefonlar onların yerini aldı. Çocuk olması gerekmez günümüzde, sokakta, otobüste kimi görürseniz ellerinde telefon ya haber okuyor, ya sosyal paylaşımda veya oyun oynuyorlar; yüzlerine bakıyorum mutluluktan eser yok. Eminim evde de herkes bir köşede aynı eğlenceye devam ediyordur; aile ortamı, sohbet geleneği hak getire.

Zaten çocukları iyice robotlaştıran bir eğitim düzenimiz var, sürekli yarış halindeler. Yarışın biri biterse diğeri başlıyor. Kendi çocuklarımdan biliyorum; yıllardır üç öğünü bir arada yiyemedik, şöyle elektrikli her şeyi kapatıp koyu bir sohbet yapamadık. Ya işteler, ya okuldalar, ya evde ders çalışıyorlar veya yorulup erkenden yatıyorlar.

Bizde onlara iyi bir gelecek hazırlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Yani genelde maddi destek oluyoruz, o kadar. Karşımıza alıp konuşuyor muyuz, kimlerle arkadaşlık ediyor, nerelere gidiyor, ne tür kitaplar okuyor, nelere ilgi duyuyor pek araştırmıyoruz. Evet, güveniyoruz elbette, fakat onlar hayatı tozpembe görmekteler, eğer biz doğruları anlatmazsak kendilerine doğru olarak gösterilen maksatlı yanlışlara kapılmaları an meselesidir.

Eğitim ailede başlar, kim ne derse desin; çocuk isterse dünyanın sayılı bilim adamı olsun, eğer iyi bir aile terbiyesi, eğitimi almamışsa bir yanı eksik olacaktır. Zaten hayat şunu gösteriyor ki; tüm büyük insanlara bakın hepsinin ardında özverili, evlatlarına hep doğru zamanda doğru katkılar sağlayan, iyi yetişmeleri, iyi insan olmaları için ne lazımsa fedakârca veren ebeveynleri vardır.

 

Daha fazla
Daha fazla  B.A.
  • Kuşadası betona teslim

    İstanbul’dan başlayan tatil yolculuğuna, Bursa, Balıkesir üzerinden İzmir’e doğru de…
  • İstanbul’da Doğal süt ve yumurta bulmak

    İstanbul’da yaşayıp da ağır bir çalışma temposunun ardından, şöyle hafta sonu kendimizi at…
  • Bir parça huzur

    Yaşadığımız Dünya’da öylesine bir yaşam kavgası içindeyiz ki, hasret kaldığımız, özlediğim…
Daha fazla  Yaşam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumalısınız

Taksim Cami inşaatı sürüyor

Benim bildiğim sadece Taksim ve çevresinde 5-6 tane kilise var. İnanç anlamında benim için…