Anasayfa Benim Penceremden Şu bizim sosyete

Şu bizim sosyete

Sosyete, alışkanlıkları, ayrıcalıkları ve yaşamlarıyla magazin dünyasında hep ilk sayfalarda yer alır. Bizim, cahil ve bu yaşantıyı merakla imrenerek izleyen hatırı sayılır bir kitlemiz var. Adına iş dünyası deyin, ister sanat veya spor deyin ama özellikle müzik, sinema ve moda dünyasının şımarık şarlatanlarının sadece haberlerini değil sosyal medya sayfalarını takip eden milyonlarca insan var.

İşte, bu sosyeteye mensup, tek derdi ve tasası gündemden düşmek olan bu insanların ortak bir özellikleri var. Neredeyse tamamı malum zihniyete yani her seçimde gidip CHP’ ye oy verirler. Olabilir bence sakıncası yok. Saygı duyarım. Benim aslında bahsetmek istediğim şu:

Son olarak tüm dünya’da olduğu gibi Türkiye’de şu lanet virüsle boğuşuyor. Tıbbi manada gereken yapılıyor, Allah Devletimizi var etsin, özellikle sağlık çalışanlarımız başta olmak üzere canla başla çalışanlardan Allah razı olsun.

Tabi bu arada yatsı namazlarından önce sala verilmesi ve seladan sonra dualar edilmesi bu kesimi epeyce rahatsız etmiş olacak ki; tüm sosyal medya hesaplarında açık saldırı var ve virüse karşı yapılan bu dualara alay ediliyor. Sonuçta “dua nasıl olur da virüsü engeller” diyerek, bunu bilim dışı buluyor, gülüyor, buna inanan bizleri geri kafalı ve yobaz görüyorlar.

İşte bu sosyetenin yine ortak bir özelliği daha var. Ne biliyor musunuz? Medyumlar. Evet medyumlar. Kapılarında kuyruklar. Çuvalla para döküyorlar. “kocam veya karım beni aldatıyor mu, aldatıyorsa kiminle?”, “gireceğim şu işte kazanacak mıyım?”, “boşansam ne kadar para koparırım?”, “benzen ne saklıyor, nerede saklıyor, ne kadar saklıyor?” veya “filancayı filancaya düşman et”, “filancanın beni sevmesini sağla”, “filancanın erkekliğini bağla”, “filanca kadını hasta et” vs. vs. vs..Bu istekler uzar gider..

Genelde suya bakıp kehanetlerde bulunan bu medyumlara inanan ahali,  kainatın sahibine yakaran, abdestli, aklı ve yüreği temiz Müslümanlarla dalga geçiyor. Güleyim mi, acıyayım mı bilemiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Çorapçı

Yirmi yıl kadar önce onu ilk tanıdığımda, Kartal tren istasyonunda, elinde spor çantası il…