Anasayfa Makale Türkiye ve Terörizm

Türkiye ve Terörizm

Şöyle bir arkamıza yaslanarak etraflıca bir düşünelim. Memlekette düzgün giden işlerin dışında gitmeyen neler var görmeye çalışalım. Çok bilimsel dil kullanmaya gerek yok; en basit şekli ile neler söyleyebiliriz? İlk önceliğimiz güvenlik; yıllarca terör belası ile uğraşıp duruyoruz. Yüzyılımızın en etkin taktiği; var olan örgütlere yeni rotalar çizerek ve finanse ederek ülkelerin başına bela etmek.

Pkk bunun en iyi ve en yakın örneği. Sonra sol ve dinci örgütler geliyor. Bunlar durduk yerde peydahlanmadılar, bunları seçen, eğiten, beyinlerini yıkayan, teçhizatla donatan ve hedef gösteren birileri var. Bunların hepsi bilindiği halde bir türlü kökü kurutulamadı. Haberlerde okuyor ve izliyoruz, filan yerde operasyon yapıldı, filan örgüte darbe vuruldu vs. Fakat sonuç kocaman bir sıfır. Ben işin operasyon kısmına değil, bu örgütlerin var olma, örgütlenebilme ve etkin faaliyetlerine bakmak istiyorum.

Bu tür örgütler nasıl oluyor da fark edilmeden doğup, gelişip büyüyorlar. Ve en önemlisi örgüt üyeleri nasıl bir mantıkla, nasıl bir eğitim sürecinden geçerek birer cani olabiliyorlar. Onlara bunu yapmaya zorlayan sebepler neler çok merak ediyorum. En çok canlı bomba olayını anlamaya çalışıyorum fakat mantığımı, şuurumu ne kadar zorlarsam zorlayayım işin içinden çıkamıyor ve pes ediyorum. Ölümcül hastalığa yakalananlar, psikolojik sorunu olanlar veya ailesi ölümle tehdit edilerek buna zorlananlar, birazda tıbbi ilaçlar verilerek hazırlanıyor diyorum. Canlı bomba alt yapısı hazır da olsa, bu kez bu kişinin yaratılıştan gelen vicdan, merhamet gibi duygularını nasıl körelttiler? Diyorum.

Birde en vahimi devlet güçlerinin bunlardan neden haberi olmaz, haberi varsa neden işin başında engel olunmaz değil mi? İstemeyerek de olsa insanın aklına iki ihtimal geliyor. Birincisi devletin aczi-ki bunu hiç onaylamıyorum; ikincisi devlet içinde bunların hareket alanlarını rahatlatan bir mekanizma var. Bu örgütlerin eylemleri kimin işine yarıyorsa bu işte onların parmağı var demektir. Sanırım en basit şekilde böyle tanımlayabiliriz. Bu ülkenin istihbarat birimleri ve alınan istihbaratları yorumlayarak operasyon yürüten son derece gelişmiş alt yapısı olan teşkilatları var. Yasalar bu konuda kimin yanında? Bu da farklı bir konu tabi.

Sadece terör konusunda değil neredeyse tüm suçlarda yasalarımızın yetersiz olduğunu düşünüyorum. Hatta farklı ülkelerin hukuk sisteminden alıntılar olduğundan bizim üzerimize tam oturmadığını, epeyce sırıttığını söyleyebilirim. Ülke bütünlüğüne asırlardır göz diken malum dış güçlerin devletimizin en hassas noktalarında, yerleştirdikleri ya da satın aldıkları ellerle bu işleri organize ettiklerini, kendilerine engel olan veya olmaya çalışan temiz vicdanları türlü yöntemlerle saf dışı bıraktıklarını düşünüyorum. O dış mihraklar, ülkemiz ekonomisinde kazandıkları güç, tam olarak miktarını bilmediğim bilmem kaç milyar dolarlık borç ve askeri alandaki bağımlılıklarımız üzerinden istediği gibi at koşturmakta, şöyle arkamıza yaslanarak derin bir ‘’oh’’ çekmeye fırsat vermeden saldırılarını sürdürmektedirler.

İkinci önceliğimiz adalet. ‘’bir gün herkese adalet lazım’’ sözünden yola çıkarsak, sadece hukuki anlamda değil, her alanda bu ülkede adaletin eşit dağıtılmadığını düşünmekteyim. İnsan olmanın beklide en önemli şartı adaletli olmaktır. Tıpkı insan gibi devletlerde adaleti nispetinde vardırlar ve medenidirler. Adaletin olmadığı yerde insanlar mutsuz ve huzursuzdur. Önce devlete, sonra adli makamlara dolayısı ile hukuka ve son olarak diğer insanlara karşı güvensizlik oluşacaktır. Devlet kapısına giden insan içeri girmeden bildiği tüm duaları okur hale gelmiş, bilmem ne baba türbesine çaputlar bağlar duruma getirilmiştir. Haklı iken haksız duruma düşen insan sayısı da; devşirme hukuk sisteminde açık bırakılan pencerelerden, işini uyduranların sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur.

Artık evimizin kapı ve pencerelerine çelik kapı ve fazladan kilitler yetmemekte, ayrıca alarm sistemleri koydurarak internet üzerinden evimizi barkımızı tedirginlikle izlemekteyiz. Sadece büyük şehirlerde değil, neredeyse tüm ülkede hırsızlık, gasp, cinayet kol gezmekte, yakalanan suçlular ne hikmetse denetimli serbestlik adı altında salı verilmektedir. Burada suç ve suça verilen cezadan çok suç ve suçlu patlamasının yaşandığı son 20-30 yılda bunun önüne geçmek adına neler yapıldı acaba? Aile ve gençlik, iş hayatı ve gelir adaletsizliği gibi konuları ve üçüncü önceliğimiz her alanda bağımsızlık, dördüncü önceliğimiz ise her alanda kalkınma. Tüm bunları vakit buldukça farklı başlıklar adı altında yazacağım. Sadece tespit değil, neler yapılmadı, neler yapıldı ve neler yapılabilir gibi sorulara da cevap arayacağız.

  • Hayatın tek bir gerçeği vardır

    Hayatın tek bir gerçeği vardır-1 Hayatımızın tüm omurgasını genel olarak “etkileşim” ile “…
  • Cengiz Topel

    Hafta sonu yolum ikinci kez Şişli Harbiye’de Ordu Caddesi girişinde bulunan Askeri Müzeye …
  • Tanzim Satış noktaları hakkında

    Açılan tanzim satış noktaları iki farklı açıdan incelenmelidir. 1-Serbest piyasa ekonomisi…
Daha fazlası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

Hayatın tek bir gerçeği vardır

Hayatın tek bir gerçeği vardır-1 Hayatımızın tüm omurgasını genel olarak “etkileşim” ile “…